Kategori arşivi: Evliliğimiz

Evliliğimiz nasıl ilerlemeli,neler yapılmalı diyenlerin sorularının cevapları evlilik ile ilgili her aşamayı merak edenlere

Karı Koca ilişkilerinde Yapabilecekleriniz

Nikah memuru “Sizi karı koca ilan ediyorum” dediği andan itibaren hayatımızın en komplike ve kapsamlı ilişkisine adım atmış oluruz. Karı koca ilişkileri üzerine psikologlar, toplum bilimciler, iletişim uzmanlarının, ilişki uzmanları ve tüm bireyler tarih boyunca çok söz söylemiştir. Karı koca ilişkileri insan hayatındaki tüm ilişkilerden farklı ve özel bir karakter taşır. Çünkü başka hiç kimseyi hayatınıza bu kadar dahil etmeyi düşünmemişsinizdir. Hiçbir arkadaşla, yakınınızla hatta anne ve babanızla eşinizle olduğu kadar hayatınızı kuşatan paylaşım içine girmeniz mümkün değil.

Bu derin ilişkinin akışı da tıpkı günlerin, mevsimlerin akışı gibidir. Hava her zaman güneşli olmaz, bazen sert fırtınalar çıkabilir. Bazen gece katran karasıdır, bazen de gündüz apaydınlık. Evlilikte de geçirilen zamanlar her zaman aynı değildir. Eşiniz bir gün sizin el ele yolda yürüdüğünüz sevgiliniz olurken, bir gün çıkardığı kıyafetleri, su içtiği bardağı kaldırmayan bir çocuk olabilir. Tabi aynı durum sizin için de geçerlidir. Bu yüzden evliliği sadece bir aşk masalı olarak algılamayın. Evlilikte elbette aşk da, sevgi de vardır ve evliliğin olmazsa olmazıdır. Fakat evlilik iki sevgili ilişkisinin ötesine geçer. Evlilik sevgili ilişkisine ek olarak hayat savaşında bir silah arkadaşlığı, bir dostluk, bir yoldaşlık, bazen de bir anne oğul ve baba kız ilişkisidir. Eğer evlilik hayatınızın tüm alanlarında beklentilerinizi karşılıyorsa, o evlilik mutlu bir evliliktir. Tabi asıl mesele böyle bir evlilik yapmaktır. Peki, bu nasıl olur? Bu sorunun kesin bir cevabının olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak mutlu bir evliliğin bazı ipuçları vardır. Her zaman “ doğru insanı bulmak” gibi bir amaçtan söz edilir.

karı koca ilişkileri 2Mutlu bir evlilik için ilk şart, “doğru insan olmaktır” . Doğru bir insan olduğumuz sürece doğru insanı bulmaya hakkımız vardır. Doğru insan tanımı herkese göre değişir. Ancak şunu sakın unutmayın; siz eş seçerken ya da seçtiğiniz eşle yaşarken ondan beklediklerinizin ne kadarını siz yapıyorsunuz, onda olmasını istediğiniz özelliklerin kaçı siz de var. Öyle ya, beklentiler karşılıklıdır karı koca ilişkilerinde. Bir şeyler vermeden bir şeyler alamazsınız. Her zaman veren taraf olursanız da belki evliliğiniz yürür ama siz bitersiniz. Her zaman alan taraf olmayı düşünüyorsanız, zaten evlenmeyin.

karı koca ilişkileri

Karı koca ilişkilerinde bazı altın kurallar vardır. Siz eşinizin, eşiniz de sizin tapulu malı değilsiniz. Her ikinizde her zaman birbirinizin istediği gibi olamazsınız. Her ikinizin de kusurları, hataları vardır. Her ikinizin de birbirinize karşı sorumlulukları vardır. Birbirinize emek vermeden, birbirinizden bir şey beklemeye hakkınız yoktur. Sorunlarınız elbette olacaktır. Ancak sorunları çözme yollarınız sorunlu olmamalıdır. Ve eşiniz sizin hayat serüveninizde her zaman yanınızda olmasını istediğiniz insan olmalıdır.

mutlu karı koca

Gelin Kaynana İlişkilerine Özel Tüyolar

 Gelin ve kaynana ilişkisi denilince çoğunluğun aklına bir derbi maçının taraflarının puan tablosu gelir. Gelin kaynana ilişkileri genel kanıya göre zorlu, kıran kırana rekabete dayalı, çekişmeli bir ilişkidir. Bu durumu doğrulayan örnekler elbette vardır. Ancak bizim burada amacımız gelin kaynana ilişkisinin bir rekabet ilişkisi olduğuna dair ispatlar sunmak değildir. Öncelikle şunları biraz irdeleyelim; “Neden gelin kaynana ilişkisi deyince akla boks ringinde birbirine saldırmak için hakemin düdüğünü bekleyen iki boksörün arasındaki ilişki gelir? Gelinlerle kaynanalar asla anlaşamaz mı? Bir gelin ve bir kaynana ömür boyu birbirinin açığını kollayan iki rakip midir? Gelin kaynana ilişkisinin temelinde bir erkek vardır.

gelin-kaynana

 Bu erkek kadınlardan birinin kocası olmuşken, diğerinin karnında taşıdığı, yıllarca emek verdiği, besleyip büyüttüğü biricik oğludur. İşte evlilik sonrasında bir erkek iki kadın tarafından paylaşılmaya kalkarsa sorun çıkar. Aslında sorun bir erkeğin paylaşılamamasından ziyade iki kadının rol çatışmasıdır. Kadınlardan biri bu erkeğin annesiyken, diğeri de eşidir.  Biri diğerinin ikamesi yani alternatifi değildir. Bir erkeğin ya da bir kadının hayatında annenin yeri başkadır, eşin yeri başkadır. Fakat ataerkil anlayışın yaygın olduğu toplumlarda erkek çok önemsenip kutsandığı için hep ona sahip olunmak, ondan beğeni kazanmak, onu yanına çekmek erkeğin hayatındaki annesi ve eşi gibi iki önemli kadının asıl amacıdır.

kaynana

Oğlunu ya da kocasını sürekli kendi yanına çekmek isteyen, onu yönlendirmek isteyen ona dediklerini yaptırmak isteyen kadınlar ki, bunu yapan kadınlar toplumda olumlanır, açıkça söylemek gerekirse özgüveni eksik ve aslında o çok sevdiğini söylediği oğluna ya da kocasına saygı duymayan kadınlardır. Çünkü erkek de, kadın da cinsiyet sahibi olmaktan önce bir bireydir. Hiçbir birey başkası tarafından yönetilmeyi hak etmez.  Zaten birey olan bir insan kim olursa olsun başka bir insanın lafıyla ne yönetilir, ne de başkasını yönetmeye çalışır. Gelin kaynana ilişkilerinin temelinde bir erkeği yönetememe kaygısından çıkan anlaşmazlıklar varsa her iki kadının da haksız olduğunu söyleyebiliriz. Fakat bazen de sevgi ve ilgi paylaşımı gelin kaynana arasında anlaşmazlıklara neden olur. İşte bu durumda gelin, kaynana ve damadın üçü de rollerini iyi bir şekilde saptamalı ve ona göre tutum sergilemelidir. Yani bir anne oğlunun artık evlendiğini, onun ayrı bir ailenin sorumluluğunu taşıdığını bilmeli ve beklenti düzeyini eskiye nazaran düşürmelidir.

gelin kaynana ilişkileri

Bir gelin de evlenmenin aile ile ilişkileri kesmek olmadığını bilerek eşinin hayatında annesinin her zaman önemli olduğunu bilmelidir. Erkek ise annesi ve eşi gibi hayatındaki iki önemli kadına saygı duyarak, ikisinin de yerinin ayrı olduğunu bilerek ve sorumluluklarını yerine getirerek dengeleri kurmalıdır. Üç taraf da öncelikle karşısındakine saygı duyar, onun bir birey olduğunu kabul eder ve rollerini benimserse ilişkiler sağlıklı bir şekilde yürür.

Kadınların İstediği eş adayı

Bir internet sitesinde yapılan ankete göre, kadınlar en çok zengin ve yakışıklı erkekleri eş olarak hayal ediyor. Hiç şaşırmadınız değil mi :)

Kadınlar üzerinde yapılan araştırmada, kadınların karşı cinsi eş olarak tercih etmelerindeki en önemli faktör maddi imkanlar. Kadınlar, ikinci planda ise erkeğin yakışıklı olmasını tercih ediyor. Bir internet sitesinde, “Nasıl bir eş hayal ediyorsunuz?” sorusuna kadınların yüzde 68’i “Hem zengin, hem yakışıklı” cevabını verdi. Ankete katılan 6 bin 530 kadından 795’i ise orta halli bir eşin daha uygun olacağı yönünde karar verdi.

Erkeklerin sadece yakışıklı olmalarını tercih etmeyen kadınlar, bir erkeğin sadece zengin olmasını da tercih etmedi. Kadınların yüzde 8’i yakışıklı bir eş hayal ederken, sadece yüzde 3’ü eşlerinin zengin olmasını istedi. Ankete katılanların yüzde 7’si ise gezmeye ve eğlenmeye önem veren eşleri tercih etti.

İHA

 

 

2013 gelinlik modelleri

 

 

2013 yılında kendinizi yenilemenin yolları

2013 yıl içinde zihinsel olarak 5 yaş yaşlanmış veya 5 yaş gençleşmiş olabilirsiniz…

Bir yılı geride bırakmaya hazırlanırken yeni yıla dair hemen hepimizde yeni umutlar, istekler ve beklentiler var. Bazılarımız, para, iyi bir iş, kariyer dilerken, kimileri de iyi ilişkiler, arkadaşlıklar, dostluklar ve eş hayali kuruyor. Umut ve beklentiler herkese göre farklılık gösterse de ortak bir beklenti var ki o da fiziksel ve ruhsal sağlık.

Güzel bir yıl için bireylerin sağlıklı bir psikolojiye sahip olması gerektiğinin altını çizen Üsküdar Üniversitesi Feneryolu Polikliniği Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, yeni bir yıla girerken uzun ve nitelikli bir yaşam için bir yıllık bilanço yapılıp, hayata dair gelir ve giderlerin gözden geçirilmesi uyarısında bulunuyor. Ünsalver, “fiziksel ve psikolojik gelir giderler göz ardı edilmemeli, 1 yılda 5 yaş yaşlanmamak için ise beyin check-up’ı yapılmalı” diye konuşuyor.

Geçen bir yılda yapılan olumlu ya da olumsuz davranışların, seçimlerin ve ilişkilerin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ünsalver, her bireyin yorgunluk sorgulaması yapmasının faydalı olacağını kaydediyor. Ünsalver, 1 yılda 5 yaş yaşlanmanın mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Yrd. Doç. Dr. Ünsalver; “Belki de geçen yıl kendinizi çok yordunuz, fiziksel ve psikolojik sıkıntılar yaşadınız. Zaman oldu kendinizi, sevdiklerinizi ihmal ettiniz. 1 yıl geçince 1 yaş yaşlanıyoruz ama siz belki de zihinsel olarak 5 yıl yaşlandınız ya da 5 yıl gençleştiniz” diyor.

Bu değişimlere sebep olan olumlu ya da olumsuz şeyleri herkesin gözden geçirmesi gerektiğini belirten Ünsalver ancak bu şekilde yeni yılda olumsuzlukları hayattan çıkarabileceğimizi veya bunlara karşı savunma geliştirebileceğimizi söylüyor.

Yeni yılda herkesin kendine hedefler koymasını isteyen Ünsalver, bu hedeflerin kişinin kendisine, çevresine ve topluma yönelik olabileceğini kaydediyor.

Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver bu hedefleri şu şekilde sıralıyor;

Kişisel hedefler

Beden ve zihin sağlığınıza dikkat edin!

Beden ve akıl sağlığının yerinde olması hayat kalitesini belirleyen en önemli kriterlerdir. Beden sağlığını olumsuz etkileyen hemen her şey akıl sağlığını da olumsuz etkiler. Zaten beden ve zihni birbirinden ayırmak pek de mümkün değildir. Başka bir deyişle bedeninize yaptığınız yatırım zihninize de yapılmış olacaktır ve tersi de geçerlidir.

Sağlıklı ve düzenli beslenin!

Sağlıklı, düzenli ve dengeli beslenmek ilk hedef olmalı. Yediklerimiz gastritten kansere kadar birçok bedensel hastalığa neden olabilir. Aç kalmak ya da zaman zaman tıkınırcasına yemek kan şekerinde düzensizliğe neden olarak baş ağrıları, gerginlik, huzursuzluk, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilere ve sonuçta keyifsiz hissetmenize neden olabilir. Gıdaların dışında içtiğiniz sıvılar da önemli. Yeni yılda daha fazla su içmek ve gazlı içeceklerden uzak durmak iyi bir hedef olabilir.

Spor yapın ama kilo vermek için değil!

Haftada 3 gün en az 45 dakika ve nabzımızı 100’ün üstüne çıkaracak düzeyde spor yapmak hem kalp damar sağlığı hem de zihinsel yorgunluğu uzaklaştırmakta faydalıdır. Kilo vermek ve güzel olmak için spor yapmayın, çünkü bu sizi baskı altında tutacak bir hedef olacaktır ve spor yapmaktan alacağınız keyif azalacaktır. Oysa beden sağlığınızı akılda tutarsanız daha düzenli spor yapabilirsiniz. Yoğun spor faaliyeti sırasında salgılanan endorfinler keyif hissi verir ve gündelik moral bozukluklarını geçirmekte oldukça etkilidir.

Uykunuza önem verin!

Hayat koşullarının getirdiği kısıtlamalar sebebiyle uykunuzdan kırpıyor olabilirsiniz, bu durumda uykusuzluğun getirdiği huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve metabolik sorunlar gelişmeye başlayabilir. Yeni yılda uykunuzdan fedakârlık etmeden hayat kalitenizi yüksek tutmayı hedefleyin.

Sigaradan uzak durun!

Sigaranın zararlarını bilmeyen kalmadı gibi. Ancak sigarayı bırakmak bazen hiç de kolay olmayabilir. Çünkü sigara psikolojik ve fizyolojik bağımlılık yapar. Bırakmaya karar vermenizde ve bırakma sürecinde bu konuda uzman birinden destek almanızda fayda vardır.

Alkole dikkat edin!

Alkol kullanımını sınırlamak ya da tamamen kesmek. Zaman zaman bir iki kadeh alkol keyiflendirirken, sık sık alkol almak alkol bağımlılığına yol açabilir. Bağımlılık yıllar içinde gelişebileceği gibi kısa zamanda da gelişebilir. Eğer alkolle sorun yaşıyorsanız yeni yıldaki öncelikli hedeflerinizden biri bir uzman desteğiyle alkolü bırakmak olmalı.

Öfke kontrolünüzü geliştirin!

Özellikle kalabalık şehir hayatı ve bireyselleşmenin artması çoğumuzun öfke kontrolünde güçlük yaşamasına neden oluyor. Öfke patlamaları sadece çevreye değil aynı zamanda kişinin kendisine de zarar verir. İlişkileri zedeleyen ve yalnızlığa iten bu sorunu çözmek yeni yıl hedeflerinizin arasında yer almalı. Öfkeyi dışa vurumun sağlıklı yollarını bir uzman desteğiyle bulabilirsiniz.

Eğitime önem verin!

Mesleğinizle ilgili bir kurs ya da özel bir eğitime gitmeyi planlayın. Çalıştığınız alanda ne kadar çok deneyiminiz olsa da yeni gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmanın ve becerilerinizi arttırmanın en iyi yolu eğitimlere katılmaktır.

Beyninizi uyarılara maruz bırakın!

Beynimiz plastik bir yapıya sahiptir ve biz onu ne kadar çok değişik ve çeşitli bilgiyle donatırsak o kadar canlı kalır ve şekillenir. Örneğin yeni bir dil öğrenmek, o dili gündelik hayatta faal bir şekilde kullanmayacak olsanız da beynin uyarılmasını sağlar. Yeni bilgiler karşısında beynimiz sinir hücreleri arasında yeni bağlantılar oluşturur. Bisiklete binmeyi öğrenirken dengeyi öğrenebilmek için kaslarımızın geçirdiği değişikliklerin benzeri bir süreç beynimizde de sürer. Yeni beceri yeni bir beyin anlamı taşır.

Çevreyle ilgili hedefler

Önceliklerini gözden geçirin!

Yakın çevrenizle ilişkilerde öncelikleri belirleyin. Evli ve çocukluysanız, çocuk ve eşle ilişkiler ilk sırayı alır. Çocuğunuz ve eşinize yeterince ve kaliteli bir zaman ayırmayı hedefleyin. Çocuk, her yaşta ebeveyne farklı şekilde ihtiyaç duyar. İleride nasıl bir insan olacağı ebeveyniyle kurduğu ilişkiden önemli derecede etkilenir. Çocuğun değişen ihtiyaçlarına göre yenilenmiş bir ebeveyn olmayı hedefleyin. Sadece çocuğunuz değil eşiniz de değişmektedir ve onunla ilişkinizde de zamanla yeni ayarlara ihtiyaç olacaktır. Günlük hayatın yoğunluğuna kapılıp birbirinizi ihmal ediyor olabilirsiniz. Evde de olsa baş başa zaman geçirmeyi ve birbirinizi yargılamadan dinlemeyi hedefleyin.

Aile ve arkadaşları ihmal etmeyin!

Geniş aile ve arkadaşları ihmal etmeyin. İletişim araçları birbirimizi görmeden birbirimizden haberdar olmayı sağlayarak sosyal çevreden kopmamızı engelliyor. Ancak yüz yüze geçirilen zamanların azalması bağlarımızı gevşetiyor ve yalnızlık hissimizi arttırıyor.

Toplumsal Hedefler

Çevreye duyarlı olun!

Daha iyi bir çevre bilinci geliştirmeyi ve bu bilinci yakınlarınıza yaymayı hedefleyin. Gezegenimizin yaşadığı küresel iklim değişikliği ve diğer ekolojik sorunlardan bağımsız değiliz. Çünkü burası evimiz ve evimiz tehdit altındayken biz de güvende olamayız. Çevre sorunlarına duyarlı olun. Gezegeni daha sağlıklı bir hale getirmek için birey olarak taşıdığınız sorumlulukları öğrenin. Yerel yönetimle ve kar amacı gütmeyen sivil toplum kuruluşlarıyla iletişim kurarak çevre sorunlarına katkı sağlamayı hedefleyin.

Karşılıksız yardım edin!

Hiç tanımadığınız insanlara yardım etmeyi hedefleyin. Kimsesiz çocuklar, bakımevinde kalan ya da kimsesiz yaşlılar, sığınma evlerinde yaşayan şiddet mağduru kadınlar, terör mağduru aileler ya da doğal afet mağdurları gibi içinde bulundukları durumla başa çıkabilmek için başkalarının yardımına ihtiyaç duyan kimselere maddi manevi destek vermek kişinin iç huzurunu artırır, hayatına anlam katar.

Beyin check-up’ı nedir?

Bugün ABD’de zihinsel faaliyete önem veren, uzun ve nitelikli yaşamak isteyenlerin başvurdukları bir inceleme yöntemidir. Özellikle yönetici ve işadamları kendilerini zihinsel ve sinirsel testlerden geçirip, öneriler almaktadırlar.

İleri yaşlarda unutkanlık, dalgınlık, dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk, çocuk ve gençlerde okul başarısızlığı, dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü ve davranış bozukluğu durumlarında önleyici ve koruyucu sağlık uygulaması olarak önerilir.

Klasik Kranial MR beynin anatomik yapısal değişiklikleri ile ilgili bilgi verir. Volumetrik MR ise çekim sonrası saatler süren otomatik analizlerle beynin her bölgesinin hacim ölçümlerini çıkarır. Uzun yıllar sonra değişiklikleri izlemede işe yarar.

Beyindeki biyolojik süreçlerin son ürünü olan biyoelektrik faaliyeti ölçmek, bir dizi “Nöropsikolojik Testler” ve “Kantitatif EEG” (Beyin Haritalaması) ile mümkün olmaktadır.

kadinvekadin

ELLE’de Yılbaşına %50 indirim

ELLE, yılbaşını özel sürprizler ve % 50 indirimle kutluyor!

2013 yılına girerken kendine yeni bir ayakkabı almak veya eşine,kız arkadaşına,erkek arkadaşına şık bir hediye vermek isteyenlere veya yılbaşı partisi için çarpıcı bir model arayanlara ELLE harika bir koleksiyon sunuyor.

ELLE, çılgın sokak modasını yansıtan yeni sezon koleksiyonunda yılbaşına özel % 50 indirim uyguluyor! Ayrıca, çeşitli sürprizlerle de ELLE tutkunlarını şaşırtmaya hazırlanıyor.

ELLE, rengarenk, canlı, farklı, heyecanlı tasarımlarla donattığı koleksiyonuyla yılbaşı ruhunu yansıtıyor. Farklı tarzlara hitap eden modeller, yılbaşı vesilesiyle gerek kendi gerekse kendi için ayakkabı arayanların seçimlerini kolaylaştırıyor. Marka, sezon ürünlerinde uyguladığı % 50 indirim kampanyası ve sürprizleriyle vitrinleri daha da neşeli hale getiriyor…

ellede_yilbasina_50_indirim_1

 

Elle Alışveriş Sitesi İçin Tıklayınız

 

Mutlu evlilik için 5 dakika Göz Göze

Çiftler, her gün 5 dakika birbirlerinin yüzüne bakmaları tavsiye ediliyor.

Türkiye’de 2008 yılında 99 bin 973 çift boşandı. Bu rakam geçtiğimiz yıl 120 bin 117’ye çıktı. Son 4 yılda Türkiye’de boşanma oranının arttığına dikkat çeken uzmanlar, evlilikte rehavete kapılmama uyarısında bulunuyor.

Uzman Nörolog Mehmet Yavuz, 4 bin yıllık toplumsal bir kurum olan evliliğin kimileri için kabusa dönüşebildiğine dikkat çekiyor. Günümüzde çiftlerin en önemli bahanesinin ‘şiddetli geçimsizlik’ olduğunu belirten Yavuz, bireyleri mutsuzluğa sürükleyen faktörlerin başında kendileriyle barışık olmamaları ve kendi kapasitelerinin çok üstünde beklentilere sahip olmalarını gösteriyor.

Evlilik kararı almadan önce bireylerin birbirlerini iyi tanıması gerektiğinin altını çizen Mehmet Yavuz, ani evlenenlerin birbirlerini aynı evde yaşamaya başlayınca tanıdığını ve uyumlu olmamaları halinde ilk 1 yıl içinde boşandıklarını vurguladı.

Yavuz, mutlu evlilikler için şu ipuçlarını verdi: [colored_box color=”red”]”Bilimsel bir araştırmada, her 100 kişiye hiç kıpırdamadan karşı cinsten birisine bakmaları isteniyor, sonuç ise şaşırtıcı. Birbirlerinin yüzlerine bakan çiftlerden bazıları aşık olup evlenmeye karar veriyor. Tıpkı bu araştırmalarda olduğu gibi çiftler olarak her gün en az 5 dakika birbirlerinizin yüzüne bakın. Karşılıklı empati de evliliğin yürütülmesinde önemli bir faktördür. Bir insanın herhangi bir konuda ön yargısı varsa, bir müddet sonra ön kabul oluşan yasa kendini geliştirmeye başlar. Kendini eşinin yerine koyarak hareket etmek çoğu zaman sorunların başlamadan çözümlenmesi ile sonuçlanıyor.“[/colored_box]

“HER OLUMSUZLUĞU SÖZE DÖKMEYİN”

Sağlıklı bir evlilik için elinizdekinin değerini bilin” diyen Yavuz, şu tavsiyelerde bulundu: “Kendinize ev, araba alınca, çocuk olunca ya da başka bir olay gerçekleşince mutlu olacağız gibi hedefler koymayın. Mutluluk hedef değil, uzun bir yolculuktur. Hatalar, tekrarlanmadıkça görmezden gelinmelidir. Gördüğünüz şeyi söylemezseniz hafızanızdan uçup gider, söylerseniz hafızanızda yer eder. Her olumsuzluğu söze dökmeyin. Çiftler, akşam yemeklerini birlikte yemeye gayret göstermeli, pazar sabahları hep beraber uzun kahvaltı keyifleri yapmalıdır. Ayda birkaç kez konsere, sinemaya, tiyatroya bu da olmazsa pikniğe gidilmeli, seyahatlerden eşlere hediyelerle dönülmelidir.”

“YALNIZ YAŞAYANLARIN SAYISI YÜZDE 55 ARTTI”

Evli çiftlerin başkalarına yardım etmesinin önemine değinen Yavuz, yalnızlığın tercih edilmemesi gerektiğini ifade etti. Dünyada yalnız yaşayanların sayısının 277 milyona yükseldiğini vurgulayan Yavuz, “Yapılan araştırmalara göre, dünya’da son 15 yılda yalnız yaşayanların sayısı yüzde 55 arttı ve insanlar evlenmekten şu an olduğumuz zaman itibariyle eskisinden daha fazla korkuyorlar.” diye konuştu.

“ÇALIŞAN KADINLAR 6 KAT FAZLA BOŞANIYOR”

Eşlerden her ikisinin de çalışıyor olmasının, evliliği boşanmaya götüren nedenlerden biri olduğunu dile getiren Yavuz, çalışan kadına, ev işlerinde erkeğin yardımcı olmamasının yozlaşmayı artırdığı ve çalışan kadınların profesyonel alanda, evlerinde 2 farklı role sahip olmasının yorucu olduğunu hatırlattı. Yavuz, çalışan kadınlarda çalışmayanlara göre 6 kat daha fazla boşanma vakası görüldüğünü vurguladı. Bunda ekonomik özgürlüğün de payının olduğunu belirten Yavuz, boşanmamak için, her iki tarafın da onarıcı ve bağışlayıcı olması gerektiğinin altını çizdi.

kaynak:kadinvekadin

Mutlu Evlilik İstiyorum Diyenlere 7 Öneri

Evlilik sezonunun başladığı şu günlerde,havuz başında, kırda,düğün yapmak olan çiftlerin düşleri gerçekleşiyor.

[colored_box color=”yellow”]1-Sadece size ait sosyal bir yaşamınız olsun.
2-Eşinize, aile sorunlarını ve çocukları içermeyen sohbetler için zaman ayırın.
3-Gün içinde çok sık olmamak koşuluyla haberleşin, kısa bir mesaj, bir telefon vb.
4-Birlikte bir etkinliğe katılıp beraber yeni bir şey öğrenin. Tenis, ilk yardım, yemek kursu vb.
5-Eğlenmeyi, hayattan keyif almayı unutmayın.
6-Sürekli eşinize sorunlardan bahsetmeyin.
7-Evlilik öncesi yapılması geren testleri ihmal etmeyin.[/colored_box]

Evlilik öncesi yapılması gereken testler nelerdir?
Testleri evlilik öncesi ve gebelik öncesi olarak 2 aşamalı değerlendirmek gerek. İlki, kanunun gerektirdiği ve zorunlu kıldığı testler, diğerleri ise kadın doğum uzmanlarının gebelik öncesi çiftlerin durumlarını tespit için gerekli gördüğü testlerdir.
Devletin istediği testler içinde; Ölümcül ve bulaşıcı olabilen HIV/ AIDS ve Hepatit B veDaha nadir rastlanan ama daha tehlikeli olan Hepatit C ile VDRL/ Frengi taraması yer almaktadır.Hemogram yani kan testi de genel olarak yapılıyor. Bu arada bu testle, akdeniz anemisi taraması da yapılıyor.

Akdeniz anemisine ülkemizde daha seyrek rastlansa da daha çok Kıbrıs’ta görülüyor. Taşıyıcı olan anne ve babanın çocuklarında hastalık riski çok yüksek oluyor.

Gebelik öncesi testlerde ise, rubella denilen kızamıkçığa bakılıyor. Kızamıkçık gebeliğin erken döneminde ortaya çıkarsa; düşüklere, bebekte sağırlık ve çeşitli anomalilere neden olabilecek bulaşıcı bir hastalıktır. Toplumumuzda genellikle evlilik öncesinde %70-80 oranında geçirilmiş ve bağışıklık kazanılmış oluyor ama yine de yapılan tahlillerde bağışıklık kazanmadığı görülenlere mutlaka, aşılama yapıp birkaç ay beklemek gerekmektedir.

Bunun dışında mutlaka, kadından PAP-smear alınır. Rahim ağzından bir sürüntü ile alınan bu testte, rahim ağzı kanseri riski ortaya çıkmaktadır. Normalde de kadınlar yılda bir kez bu testi yaptırmalıdır.

Son olarak da, metabolik sendrom içeren durumlar analiz ediliyor. Örneğin, ailesinde şeker hastalığı olanlarda gebelik öncesi şeker taraması yapılıyor veya adet düzensizliği, kilo değişimi, metabolizması düşük olanlarda hipotiroidi denilen tiroid bezinin az çalışması durumu olabileceğinden, gerekli araştırmalar bu yönde oluyor.

Bu sebeple hamileliği planlamadan önce, sağlıklı bir gebelik ve doğum geçirmek için mutlaka bu testleri yaptırmak gerekmektedir. Kadının evlilik öncesi doğum kontrol hapı ile korunuyor olması bu testleri kesinlikle etkilemez.

doktorsensin.com

Sakinleşmek isteyenler kiraz yesin

Bakan’dan mutlu evlilik formülü

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, kirazın sakinleştirici etkisi olduğunu söyleyerek, ”Evlerde de hanımefendiyle kavga etmek istemeyenler, bu kirazdan bir miktar bulunsun” dedi.

Lifli bir meyve olan kirazın, sindirim sistemi için faydalı olduğunu, antioksidan özelliğine ve yüksek vitamin değerine sahip bulunduğunu belirten Eroğlu, ”Bilhassa gözler için son derece faydalı. Yani ben bu yaşta gözlük takmadan şey yapıyorsam Sultandağı kirazına borçluyum, teşekkür ediyorum” dedi.

Bakandan Kiraz ÖnerisiKirazın sakinleştirici özelliği bulunduğunu ifade eden Eroğlu, ”Dün bir şeye kızdım ben, masaya yumruğu vurdum falan. Baktım biraz sonra bizim elemanlar bir tabak Sultandağı kirazıyla geldiler. Yarısını yedim, yarısın yiyemedim. Belki ertesi gün kızarsam bir şeye o zaman yerim diye. Evlerde de hanımefendiyle kavga etmek istemeyenler, bu kirazdan bir miktar bulundursun diyorum” diye konuştu.

Kirazın uykuya da düzene soktuğunu anlatan Eroğlu, yatmadan önce Sultandağı kirazı yenilmesini tavsiye etti.

 

Mutlu evlilik İsteyenlere 7 öneri

İlişki Uzmanı Quilliam’dan, eşlerin mutluluğu ve geleceği için şoke eden önerilerde bulundu.

[highlight color=”yellow”]Quilliam Kimdir : Dünyaca Ünlü iletişim psikoloji uzmanı.[/highlight]

İngiliz ilişki uzmanı Susan Quilliam, mutlu evliliğin karşılıklı, iyi bir diyalogdan ve ne zaman susmasını bilmekten geçtiğini şöyledi.

İşte Quilliam’a göre mutlu evliliğin püf noktaları:

- Tuvalet ve banyonun kapısını kilitle: Eşin senin en özelini bilmek zorunda değil. Her zaman ilk buluşmanızdaki gibi davran. İlk buluşmanızda, tuvaletin kapısını açık bırakmamıştın değil mi?

– Dırdır çok tehlikeli: Eşin, eğer sinirli bir ruh halindeyse, susmasını bil. 

– Diyalogdan kaçma: Eğer bir şey kafana takılmışsa mutlaka bunu eşinle konuş. 

– Her zaman kendin ol. 

– Her zaman ‘ben, ben’ deme. 

– Ona zaman ayırmaya özen göster. 

– Onu asla maddi kaynak olarak görme.